100 TEMEL ESER MERKEZLİ2.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ KİTAP OKUMA YARIŞMAmız

2006-2007 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI   AHMET KABAKLI İLKÖĞRETİM OKULU

5-L SINIFI VELİLERİN

100 TEMEL ESER MERKEZLİ

2.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ KİTAP  OKUMA YARIŞMASI

DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI    HİÇ BÖYLE KUTLANMADI

 

               Amerikan İzcileri Kitaplık Yöneticileri ilk kez 1917 yılında bir kitap haftası düzenlemeyi önerdiler. Aydınlar, yazarlar, yayıncılar önerinin benimsenmesi için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucu Kasım ayının ikinci haftası dünyanın bir çok uygar ülkesinde Kitap Haftası olarak kabul edildi. Bu hafta daha sonra bizde de Çocuk Kitapları Haftası olarak kutlanmaya başladı.

          Kitap Haftası içinde, kitap sergileri düzenlenir. Kitap siparişleri mektuplarının nasıl yazıldığı öğretilir. Arkadaşlar birbirlerine kitap armağan ederler. Kitapsever öğrenciler hafta içinde kitaplıklarına çeki düzen verirler.

                Okuma deneyiminde İsveç 1.sırada,2.sırada İngiltere,Hollanda,ABD ve Bulgaristan’da var.Bizi hiç sormayın.Bizde okuma çalışmaları,daha çok ders kitaplarındaki metinlere dayalı yapılmaktadır.Evinde çok çocuk kitabı bulunanlar az çocuk kitabı bulunan öğrencilerden daha başarılı.Ülkemizde istatistiklere göre,okur yazar oranı düzenlenen seferberliklere rağmen ne acıdır ki okuma yazma öğrenenler okur yazar olmuyorlar.35-40 farklı gazetenin günlük toplam satış rakamı tüm promosyonlara karşın 6 milyonu geçmiyor.

                Geçen yıl Sayın Bakanımız Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in orta öğretim öğrencilerine yönelik açıkladığı MEB tavsiyeli 100 Temel Eser okumanın önemine ve açısına yönelik güzel bir gelişmeydi. Bu yıl yine Sayın Bakanımızın ilköğretim öğrencilerine yönelik MEB tavsiyeli 100 Temel Eser’i açıklaması bizleri yüreklendirdi ve gururlandırdı. Bakanımız haftaya ve okumaya destek veriyordu  lakin saha içindeki oyunculardan bir şey bekliyor gibiydi.Yani gol atılmasını istiyor ve ülke kalkınmasında eğitimin , buna bağlı olarak bakanlığının ağırlığını hissettirmek istiyordu.

                                Biz Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu 5/L sınıfı olarak öğretmeni, öğrencileri ve velileriyle bir-‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’  projesinin 2.sini düzenleyerek gelenekselleştirmek istedik. hazırlayıp hayata geçirmek istedik. Özellikle DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI’na dikkat çekmek ve süresinin bir haftadan fazla olması gerektiğinin altını çizmek istedik. Ayrıca okuma yönünden zafiyet geçiren toplumumuza bu proje ile şu mesajı vermek istedik.

   “Biz sizlerin çocuklarıyız. Yarının sahipleri, ülkenin geleceğine yön verecek insanlarız. Gelecek çağda bilgi ve bilişim düzeyi yüksek toplumlar Erdem Toplumu olacaklardır. Bu yol ise okumaktan geçer. Bakın çocuklarına sahip çıkan ebeveynler de buradalar. Ve eğitimdeki öğretmen-veli- öğrenci ayağını hayata geçiriyorlar. Eğitimine çocuklarının kitap okumalarını sağlayarak başlayan veliler her zaman toplumda diğerlerinden birkaç adım öndedirler.

“Kitap okumaksızın geçen üç günden sonra konuşma tadını kaybeder. (Çin atasözü)

PROJE ŞARTNAMESİ

1- Katılacaklar Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu 5/L sınıfı öğrencisi olmak,

 

2-  Jüri tarafından MEB tavsiyeli 100 Temel Eser’den 5. sınıf öğrencilerinin seviyelerine uygun 240 adet kitap listesi 5/L sınıfı öğrencilerine verilecektir.

 

3.Kitapları öğrenciler temin edeceklerdir. Edemeyen öğrencilere sınıf kitaplığından Okuma Kulübü üyeleri vereceklerdir. Okuma süresi bitince sınıf kitaplığına iade edeceklerdir.

 

4-‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’ projemizin başlangıç tarihi 13.11.2006, bitim tarihi 22.12.2006’’dır.

 

5. Öğrenciler belirlenen 40 seçkin eserden okudukları eserle ilgili kitap okuma raporunu jüriye teslim edecekler.

 

6.Kitap okuma raporu öğrencilere dağıtılacaktır. Her kitap için ayrı rapor düzenlenecektir. Raporlar şeffaf dosyaya içine konacaktır. Şeffaf dosya içindeki raporlar klasör halinde jüriye teslim edilecektir.

 

7.Jüri değerlendirmesini 25.12.2006 tarihine kadar yapacaktır. ÖDÜLLER 14–18 KASIM DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI münasebetini etkinliklerle anacağımız bir program neticesinde 26.12.2006 okulumuz  çok amaçlı salonunda verilecektir.

 

8.Dereceye giren öğrencilerden

 

1.olan öğrenciye CUMHURİYET altını

 

2. olan öğrenciye YARIMLIK (1/2) altını

 

3. olan öğrenciye ÇEYREK altını verilecektir.

 

 

9.Ödüller kurumumuzun en yetkilisince takdim edilecektir.

 

10.Her hafta yeni bir kitap okutulacak ve yeni dostlar kazandırılacak. Böylelikle Pazartesi sendromu aşılacak.

 

11. Her günün ilk vakti ‘Günaydın Benim Dünyam’ olacak ve kendimize güne 10 dakika kitap okuyarak ödül vereceğiz.

 

12. Hedefimiz haftada 1, yılda 40 kitap okumak olacaktır.

 

13.Okunan kitapların raporu öğretmene verilecektir. Jüri eğitim öğretim yılı sonunda bu hedefi tutturanları ayrıca ödüllendirecektir.

 

14.Jüri üyeleri de seçilen eserler hakkında bilgi sahibi olacaklar ve okuyacaklardır.

 

15.Kendi kitap okumayan velinin çocuğu da okumaz düşüncesinden hareketle velilerimiz de çocuklarıyla birlikte okuyacaklardır. Yılsonunda çok okuyan ve çok çocuk kitabı bulunan velilerimize -‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’ projesini maddi ve manevi desteklemelerinden ötürü şilt verilecektir.

 

AYRICA VELİLERİMİZDE KİTAPLARDAN OKUYARAK “VELİ KİTAP OKUMA  KATEGORİSİNDE” DİKKATE ALINACAKTIR

Velilerimizden de en çok kitap okuyanlar ödül töreninde  ödüle layık görülerek ayriyeten ödüllendirilecektir.Kitap okuyan velimizin okudukları kitaplar çocukları olan öğrencimize jürinin belirleyeceği oranda ek bir puana tabi tutulacaktır.Buradan amaç öğrenci ve veli kitap okumalarını sağlarken öğrencinin velisini kitap okumaya teşvik etmesidir.Veliler okudukları kitapların isimlerini ve yazarlarını bir A4 dosya kağıdına  yazarak şeffaf dosya içerisinde jüriye sunacaklardır.

5/L SINIF ÖĞRETMENİ  NEDİM TAKTAK’IN jüride etkin bir katılımı söz konusu olmayacaktır.Sadece proje sahibi ve rehber kimliğiyle anılacaktır.Tamamen sorumluluk jüriye ait olacaktır.

 

 

JÜRİMİZ

ONURSAL BAŞKANI

REMZİ KOCAKAYA (OKUL MÜDÜRÜMÜZ)

 

SERDAR ÖZDEMİR    NESRİN ÖZKAN      ŞAHİNAZ POLAT

(TÜRKÇE ÖĞRETMENLERİMİZ)

 

MÜBERRA ÖZSARAÇ (SINIF ÖĞRETMENİ)

 

 SELDA KIRMIZI (GÖRSEL TASARIM ÖĞRETMENİ)

 

  GÜZİN ÇELİK (ORTAÖĞRETİM MEZ.)

 

NİHAL ERTEMEL (ORTAÖĞRETİM MEZ.)   

   

SERPİL MANGIR

(HEMŞİRELİK  MES.YÜK.OK  )

      

ŞULE ŞENTÜRK (ORTAÖĞRETİM MEZ.)

GÜLAY  YAŞAR (ORTAÖĞRETİM MEZ.)

BEYHAN SARICA (ORTAÖĞRETİM MEZ.)

SERPİL BOZ (YÜKSEK ÖĞRETİM MEZ.)

 

 

İSTANBUL   ESENLER BAŞAKŞEHİR

AHMET KABAKLI İLKÖĞRETİM OKULU   5/L SINIFI –

‘ALTIN KİTAP OKUMA ŞENLİĞİ’ PROJESİNDE OKUTULACAK MEB TAVSİYELİ ESERLERDEN JÜRİ HEYETİNİN 5.SINIF SEVİYESİNE UYGUN GÖRDÜĞÜ ESERLER LİSTESİDİR:

 

1.OLİWER TWİST  (CHARLES DİCKENS)

 

2.GULİVER’İN GEZİLERİ  (SWİFT)

 

3.DEFİNE ADASI  (ROBERT LOUIS STEVENSON)

 

4.ROBIN HOOD  (HOWARD PYLE)

 

5.DEDEKORKUT HİKAYELERİ

 

6.ÜÇ SİLAHŞÖRLER  (ALEXANDER DUMAS)

 

7.İNSAN NE İLE YAŞAR  (LEO TOLSTOY)

 

8.MUTLU PRENS  (OSCAR WİLDE )

 

9.VATAN YAHUT SİLİSTRE (NAMIK KEMAL )

 

10.DEĞİRMENİMDEN MEKTUPLAR  (ALFONSE DAUDET)

 

11.POLLYANNA  (ELAANOR PORTER)

 

12.ŞERMİN  (TEVFİK FİKRET)

 

13.MESNEVİ’DEN HİKÂYELER  (MEVLANA)

 

14.KARAGÖZ İLE HACİVAT

 

15.BİLLUR KÖŞK HİKÂYELERİ

 

16.TİRYAKİ SÖZLER  (CENAB ŞAHABEDDİN)

 

17.NASREDDİN HOCA’DAN FIKRALAR

 

18.YALNIZ EFE  (ÖMER SEYFETTİN)

 

19.FALAKA  (AHMET RASİM)

 

20.ALTIN IŞIK  (ZİYA GÖKALP)

 

21.ÖMER’İN ÇOCUKLUĞU  (MUALLİM NACİ)

 

22.YANKILI KAYALAR  (AHMET YILMAZ BOYUNAĞA)

 

23.BİR KÜÇÜK OSMANCIK VARDI  (HASAN NAİL CANAT)

 

24.TOM SAWYER  (MARK TWAİN)

 

25.80 GÜNDE DÜNYA TURU  (JULES VERNE )

 

26.SEÇME HİKÂYELER  (ÇEHOV)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KİTAP OKUMA RAPORU

 

Raporu Düzenleyenin Adı Soyadı:

 

Kitabın Adı:

 

Kitabın Yazarı:

 

Kitabın Sayfası:

 

Kitabın Basıldığı Yer ve Tarih:

 

Kitabın Konusu (Teması) :

 

 

 

 

 

 

 

Öykünün Kahramanları:

 

 

 

 

 

Olayın Geçtiği Yer ve Zaman:

 

 

 

 

 

 

 

En Beğendiğim Karakter(ler) : Niçin?

 

 

 

 

 

 

 

En Etkilendiğim Bölüm(ler) :Niçin?

 

 

 

 

 

Kitaptan Ne Anladım? Ne Kazandım?

 

 

 

 

 

Arkadaşlarıma tavsiye ederim. Çünkü

 

 

 

Kitabın Kısa Bir Özeti:

 

 

 

DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI

(14-18 Kasım)

 

 

 

 

Kitap bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediğimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduğu zaman göze, dinlendiği zaman kulağa seslenir. Kitaplar zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaştır. Kitaplarla arkadaşlık küçük yaşta başlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doğruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaşamı sevdirir. Dünyayı güzelleştirir.

 

 

İçimizi aydınlatır. Yazarlar, kitaplar aracılığıyla binlerce, yüz binlerce insana seslenirler. Yazarın düşünceleri kitaplar aracılığıyla ülkeden ülkeye yayılır. Bilgiler en uzak yerlere ulaşır. Yazarla okuyucu arasında bir bağ kurulur, bir yakınlık sağlanır.

Kitapların satıldığı yere kitapevi, konulduğu yere kitaplık denir. Herkesin yararlanması, okuması, başvurması için kurulan ve içinde kitaplar bulunan yere kütüphane denir.

 

 

Amerikan İzcileri Kitaplık Yöneticileri ilk kez 1917 yılında bir kitap haftası düzenlemeyi önerdiler. Aydınlar, yazarlar, yayıncılar önerinin benimsenmesi için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucu Kasım ayının ikinci haftası dünyanın bir çok uygar ülkesinde Kitap Haftası olarak kabul edildi. Bu hafta daha sonra bizde de Çocuk Kitapları Haftası olarak kutlanmaya başladı.

Kitap Haftası içinde, kitap sergileri düzenlenir. Kitap siparişleri mektuplarının nasıl yazıldığı öğretilir. Arkadaşlar birbirlerine kitap armağan ederler. Kitapsever öğrenciler hafta içinde kitaplıklarına çeki düzen verirler.

 

Kitap sevgisini bir yazarımız şöyle anlatıyor. "Dünyada hiç bir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk, ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz kitaplara sarılmaktır. Düşünüyorum da, şu dünyada kitaplar yok oluverse, yaşamak ne denli güçleşir, çekilmez bir ağırlık olur. Dünyamızı nasıl insansız düşünmezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Beyinde, düşüncenin kıvılcımının parladığı ilk andan beri, insan düşündüğü ve duyduğunu türlü şekillerle, eline ne geçirdiyse ona yazmaktan, çizmekten kendini alamamıştır.

 

Okuyan kişi için kitaplığın yanı başından daha rahat bir yer olabileceğini sanmıyorum. Ben kendi hesabıma, kitaplarım arasında duyduğum rahatlığı hiç bir yerde duyamamışımdır.

Odamdan dışarı çıktığım zamanlar, yanıma küçük bir kitap almayı hiç unutmam. Ne olacağı bilinmez ki. Kalabalık içinde insanın içine ansızın bir yalnızlık çökebilir."

 

KİTAP TÜRLERİ

Kitapları türlerine göre çeşitli gruplara ayırabiliriz.

          Başvuru Kitapları:

Bu gruba giren kitaplar bize değişik, çeşitli yararlı bilgiler verirler. Sözlükler, ansiklopediler, yazım kılavuzları gibi. Başvuru kitaplarının konuları kısa sürede bulunabilsin diye çoklukla harf sırasına göre hazırlanır.

 

          Bilgi Kitapları:

Bunlar öğretici kitaplardır. Bize bilmediğimiz konularda yeni bilgiler verirler. Yeni bilgiler, düşünce ufkumuzu genişletir. Bilgili insanlar daha doğru kararlar verirler. Ders kitaplarımız bilgi kitaplarıdır. Doğru bilgi kitaplarını dikkatle okumalıyız.

 

          Meslek Kitapları:

Belirli meslekler için hazırlanmış kitaplardır. Mesleğinde daha başarılı olmak isteyenler bu tür kitaplardan yararlanırlar. Meslek kitaplarından oluşan kütüphaneler de vardır.

 

          Edebi Kitaplar:

Romanlar, öyküler, masallar, gezi ve şiir kitapları, anılar bu gruba girer. Bu kitaplar kolay okunur. Okuyanı dinlendirir, düşündürür, duygulandırır.

 

          Çocuk Kitapları:

Çocuklar için yazılan yapıtlara çocuk kitabı denir. Çocuk kitapları çocuklara bilgi verir. Çocukların duygu, düşünce dünyasını geliştirir.

1.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ KİTAP OKUMA YARIŞMAMIZ

Okuma Yarismasi



İLKÖĞRETİM HAFTASI HİÇ BÖYLE KUTLANMADI
                Hepimizin bildiği gibi okulların açıldığı haftanın adı; İlköğretim Haftası. Belirli Gün Ve Haftalar içerisinde önemi büyük ama talihsiz bir hafta.Neden mi? Çünkü okullar Eylül’ün şu günü açılacak ya da açılmayacak,OKS’ de yerleştirmeler oldu olmadı,velilerden bağış alınacak alınmayacak,yeni müfredat değişti ama ....... değişimle ilgili olumlu olumsuz yorumlar,eğitim ödeneği az veya çok eleştirileri,sendikal hak mücadelesi ve zam görüşmeleri,bu yıl öğretmenler planları şöyle yapacak veya yapmayacak kalabalığında geçiştirilen bir hafta.Ne öğretmen olarak bizler bu hengameler  arasında önemini yaşatabiliyoruz ne de medyamız.Halbuki ‘Haydi Kızlar Okula’ kampanyası okumaya verilen devlet desteğinin güçlüsü ve uzun olanıdır.
                Okuma deneyiminde İsveç 1.sırada,2.sırada İngiltere,Hollanda,ABD ve Bulgaristan’da var.Bizi hiç sormayın.Bizde okuma çalışmaları,daha çok ders kitaplarındaki metinlere dayalı yapılmaktadır.Evinde çok çocuk kitabı bulunanlar az çocuk kitabı bulunan öğrencilerden daha başarılı.Ülkemizde istatistiklere göre,okur yazar oranı düzenlenen seferberliklere rağmen ne acıdır ki okuma yazma öğrenenler okur yazar olmuyorlar.35-40 farklı gazetenin günlük toplam satış rakamı tüm promosyonlara karşın 5 milyonu geçmiyor.
                Geçen yıl Sayın Bakanımız Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in orta öğretim öğrencilerine yönelik açıkladığı MEB tavsiyeli 100 Temel Eser okumanın önemine ve açısına yönelik güzel bir gelişmeydi. Bu yıl yine Sayın Bakanımızın ilköğretim öğrencilerine yönelik MEB tavsiyeli 100 Temel Eser’i açıklaması bizleri yüreklendirdi ve gururlandırdı. Bakanımız haftaya ve okumaya destek veriyordu  lakin saha içindeki oyunculardan bir şey bekliyor gibiydi.Yani gol atılmasını istiyor ve ülke kalkınmasında eğitimin , buna bağlı olarak bakanlığının ağırlığını hissettirmek istiyordu.
                                Biz Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu 5/S sınıfı olarak öğretmeni, öğrencileri ve velileriyle bir-‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’  projesi hazırlayıp hayata geçirmek istedik. Özellikle İlköğretim Haftası’na dikkat çekmek ve süresinin bir haftadan fazla olması gerektiğinin altını çizmek istedik. Ayrıca okuma yönünden zafiyet geçiren toplumumuza bu proje ile şu mesajı vermek istedik.
’Biz sizlerin çocuklarıyız. Yarının sahipleri, ülkenin geleceğine yön verecek insanlarız. Gelecek çağda bilgi ve bilişim düzeyi yüksek toplumlar Erdem Toplumu olacaklardır. Bu yol ise okumaktan geçer. Bakın çocuklarına sahip çıkan ebeveynler de buradalar. Ve eğitimdeki öğretmen-veli- öğrenci ayağını hayata geçiriyorlar. Eğitimine çocuklarının kitap okumalarını sağlayarak başlayan veliler her zaman toplumda diğerlerinden birkaç adım öndedirler. Kitap okumaksızın geçen üç günden sonra konuşma tadını kaybeder. (Çin atasözü) 

              



ÇOKLU ZEKA

NEDİM TAKTAK

KENT HABER

TİMAŞ

AKŞAM GAZETESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Velilerden oluşan kitap okuma denetleme jürimiz var. Bu jürinin sınıf öğretmeni Nedim Taktak ile birlikte belirlediği proje şartnamesidir;

1- Katılacaklar Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu 5/S sınıfı öğrencisi olmak,

 

2-  Jüri tarafından MEB tavsiyeli 100 Temel Eser’den 5. sınıf öğrencilerinin seviyelerine uygun 26 adet kitap listesi 5/S sınıfı öğrencilerine verilecektir.

 

3.Kitapları öğrenciler temin edeceklerdir. Edemeyen öğrencilere sınıf kitaplığından Okuma Kulübü üyeleri vereceklerdir. Okuma süresi bitince sınıf kitaplığına iade edeceklerdir.

 

3-‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’ projemizin başlangıç tarihi 10 EKİM 2005, bitim tarihi 11 KASIM 2005’ tir tir.

 

4. Öğrenciler belirlenen 26 seçkin eserden okudukları eserle ilgili kitap okuma raporunu jüriye teslim edecekler.

 

5.Kitap okuma raporu öğrencilere dağıtılacaktır. Her kitap için ayrı rapor düzenlenecektir. Raporlar şeffaf dosyaya içine konacaktır. Şeffaf dosya içindeki raporlar klasör halinde jüriye teslim edilecektir.

 

6.Jüri değerlendirmesini 13 KASIM 2005 tarihine kadar yapacaktır. ÖDÜLLER 14–18 KASIM DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASINDA VERİLECEKTİR.17 Kasım 2005 tarihinde okulumuz salonunda verilecektir.

 

7.Dereceye giren öğrencilerden

 

            1.olan öğrenciye CUMHURİYET altını

 

            2. olan öğrenciye YARIMLIK (1/2) altını

 

            3. olan öğrenciye ÇEYREK altını verilecektir.

 

 

 

8.Ödüller kurumumuzun en yetkilisince takdim edilecektir.

 

9.Her hafta yeni bir kitap okutulacak ve yeni dostlar kazandırılacak. Böylelikle Pazartesi sendromu aşılacak.

 

10. Her günün ilk vakti ‘Günaydın Benim Dünyam’ olacak ve kendimize güne 10 dakika kitap okuyarak ödül vereceğiz.

 

 11. Hedefimiz haftada 1, yılda 30 kitap okumak olacaktır.

 

12.Okunan kitapların raporu öğretmene verilecektir. Jüri eğitim öğretim yılı sonunda bu hedefi tutturanları ayrıca ödüllendirecektir.

 

13.Jüri üyeleri de seçilen eserler hakkında bilgi sahibi olacaklar ve okuyacaklardır.

 

14.Kendi kitap okumayan velinin çocuğu da okumaz düşüncesinden hareketle velilerimiz de çocuklarıyla birlikte okuyacaklardır. Yılsonunda çok okuyan ve çok çocuk kitabı bulunan velilerimize -‘Altın Kitap Okuma Şenliği ’ projesini maddi ve manevi desteklemelerinden ötürü şilt verilecektir.

 

 

 

 5/S SINIF ÖĞRETMENİ  NEDİM TAKTAK     

 


 

JÜRİ                                 

 

JÜRİ 

 

JÜRİ  

 

A.Kadir Müftüoğlu Elektrik Teknikeri (Önlisans)

Vahap Gözen Avukat (Lisans)

A.Kadir Ünsal Doktor  Nevroloji Uzm. (Lisans)

Ahmet Ekinci Esnaf (Önlisans)

Şule Coşkun Ev Hanımı  (Lise)

M.S ait Hepşen Öğretmen BAŞ.LİSESİ. (Lisans)

Sibel Bayrak Harita Müh.İSKİ 

Aysel Ceylan Ev hanımı Ortaokul

Murat Ünal  İnşaat Mühendisi İGDAŞ

 

Ensar  Nişancı Ekonomi Doktoru  (Haliç Üniversitesi)


   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İSTANBUL ESENLER BAŞAKŞEHİR

 

AHMET KABAKLI İLKÖĞRETİM OKULU

 

5/S SINIFI -‘ALTIN KİTAP OKUMA ŞENLİĞİ’ PROJESİNDE OKUTULACAK MEB TAVSİYELİ ESERLERDEN JÜRİ HEYETİNİN 5.SINIF SEVİYESİNE UYGUN GÖRDÜĞÜ ESERLER LİSTESİDİR:

 

1.OLİWER TWİST  (CHARLES DİCKENS)

 

2.GULİVER’İN GEZİLERİ  (SWİFT)

 

3.DEFİNE ADASI  (ROBERT LOUIS STEVENSON)

 

4.ROBIN HOOD  (HOWARD PYLE)

 

5.DEDEKORKUT HİKAYELERİ

 

6.ÜÇ SİLAHŞÖRLER  (ALEXANDER DUMAS)

 

7.İNSAN NE İLE YAŞAR  (LEO TOLSTOY)

 

8.MUTLU PRENS  (OSCAR WİLDE )

 

9.VATAN YAHUT SİLİSTRE (NAMIK KEMAL )

 

10.DEĞİRMENİMDEN MEKTUPLAR  (ALFONSE DAUDET)

 

11.POLLYANNA  (ELAANOR PORTER)

 

12.ŞERMİN  (TEVFİK FİKRET)

 

13.MESNEVİ’DEN HİKÂYELER  (MEVLANA)

 

14.KARAGÖZ İLE HACİVAT

 

15.BİLLUR KÖŞK HİKÂYELERİ

 

16.TİRYAKİ SÖZLER  (CENAB ŞAHABEDDİN)

 

17.NASREDDİN HOCA’DAN FIKRALAR

 

18.YALNIZ EFE  (ÖMER SEYFETTİN)

 

19.FALAKA  (AHMET RASİM)

 

20.ALTIN IŞIK  (ZİYA GÖKALP)

 

21.ÖMER’İN ÇOCUKLUĞU  (MUALLİM NACİ)

 

22.YANKILI KAYALAR  (AHMET YILMAZ BOYUNAĞA)

 

23.BİR KÜÇÜK OSMANCIK VARDI  (HASAN NAİL CANAT)

 

24.TOM SAWYER  (MARK TWAİN)

 

25.80 GÜNDE DÜNYA TURU  (JULES VERNE )

 

26.SEÇME HİKÂYELER  (ÇEHOV)

 

 

 

                                                              

 

 

 

KİTAP OKUMA RAPORU

 

Raporu Düzenleyenin Adı Soyadı:

 

Kitabın Adı:

 

Kitabın Yazarı:

 

Kitabın Sayfası:

 

Kitabın Basıldığı Yer ve Tarih:

 

Kitabın Konusu (Teması) :

 

 

 

 

 

 

 

Öykünün Kahramanları:

 

 

 

 

 

Olayın Geçtiği Yer ve Zaman:

 

 

 

 

 

 

 

En Beğendiğim Karakter(ler) : Niçin?

 

 

 

 

 

 

 

En Etkilendiğim Bölüm(ler) :Niçin?

 

 

 

 

 

Kitaptan Ne Anladım? Ne Kazandım?

 

 

 

 

 

Arkadaşlarıma tavsiye ederim. Çünkü    

 

 

 

Kitabın Kısa Bir Özeti:

 

 

 

 

 

 

 

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

 

 

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
Son bir ders vereceğim onlara.
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum,
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek,
Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Okulun duvarı çöktü, altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
LÇile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

Ceyhun Atıf KANSU

Hic Kizmayan Ogretmen Kitabi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                bebek odası 

 

 

Arayın:
 Seçiniz 

 

 

 

 

 

 

Öğretmenimiz, anne ve babamızdan sonra ilk ciddi eğitimimizi aldığımız, hatta kimi davranışlarını örnek edindiğimiz kişidir. Öğretmenlik, zevkli ve neşeli olduğu kadar zor ve zahmetli bir meslektir aynı zamanda...

Öğretmenlik, hiç kızmayan öğretmen olmakla anlam kazanır. Sabırlı, hoşgörülü ve sonunda başaran olmak gerçek öğretmenliktir.

BU KİTAP, mesleğini severek ve isteyerek yapan, gayretli, hoşgörülü, sabırlı ve idealist bir öğretmenin uygulayıp güzel sonuçlar aldığı metodlardan oluşuyor. Eğitim ve öğretim görevi yürüten herkesin ihtiyacı olan bilgi ve tavsiyeler bu kitapta!

 

 

 

Site İçi İletişim

 

  

  

 

 

 

 

[Resmi Tam Görüntüle]

 

              

 

 

 

  

 

 

UYDUDAN TÜRKİYE'Yİ İZLE

 

 

 

 

     7 DİLDE SÖZLÜK




 

 

 

 

 

 

 

                         

AHMET KABAKLI İ.Ö.OKULUMUZU TANIYALIM

 

 

 

 

 

 

 

 

AHMET KABAKLI İLKÖĞRETİM OKULU VE TARİHÇESİ
1994 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın direktifleriyle
İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak Erdoğan BAYRAKTAR’ın Genel Müdürlüğünde KİPTAŞ kurulmuştur.
KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet YILDIRIM döneminde, İkitelli Başakşehir 4.Etap 1.Kısım konutlarıyla birlikte
01.03.1999 tarihinde okul binasının yapılmasına başlanmıştır. 01.06.2001 tarihinde tamamlanarak
28.06.2001 tarihli valilik onayıyla açılması uygun görülmüştür.
Okulumuza Türk edebiyatının ustalarından Ahmet Kabaklı’nın adı verilerek, 2001-2002 Eğitim öğretim yılında,
“Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu” olarak, eğitim öğretime açılmıştır.
Başakşehir’in Küçükçekmece İlçesine bağlı olması nedeniyle, Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne
bağlı olarak eğitim öğretime devam ederken, Başakşehir 4.Etap’ın mahkeme kararıyla Esenler’e verilmesi
üzerine de, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak eğitim-öğretime devam etmektedir.

OKULUMUZUN ÖZELLİKLERİ
Okulumuz A-B-C bloklar ve çok amaçlı salonla birlikte toplam 4 bloktan oluşan betonarme bir yapıdır.
Pencereleri PVC ve ısıcamlıdır. Isınma sistemi kaloriferlidir. 10370 m2’lik arsa alanının 3171 m2’si bina oturma
alanı ve 8960 m2’lik bina kullanım alanına sahip olup, 7200 m bahçe alanı bulunmaktadır.

KULLANIM DURUMU

Okulumuzda bulunan derslik, oda, bölüm ve alanlar aşağıda belirtildiği gibidir;

Derslik Sayısı
:
55
Anasınıfı Dersliği
:
3
İşliklil
:
1
İdari Oda Sayısı
:
5
Fen Laboratuarı
:
1
Kütüphane
:
1
Öğretmenler Odası
:
2
Bilgisayar Lab.
:
2
Kantin
:
1
Rehberlik Servisi
:
3 Dil Laboratuarı
:
1 Kooperatif
:
1
Memur odası
:
1
Teknoloji Lab.
:
1 Baskı Odası
:
1
Hizmetli Odası
:
1
Resim Dersliği
:
1
Çok Amaçlı Salon
:
1
Aile Birliği Odası
:
1
Müzik Odası
:
1
Toplantı Salonu
:
1

YÖNETİM VE ÖĞRETMEN KADROSU

Okul Müdürü (REMZİ KOCAKAYA), 1 Müdür Baş Yardımcısı (RAMAZAN ENİŞ), 3 Müdür Yardımcısı (EMİNE GÜL,ENVER TUNCAY,RAMAZAN AYAN), 6 Okul Öncesi Öğretmeni, 74 Sınıf Öğretmeni, 74 Branş Öğretmeni ve 3 Rehber Öğretmen bulunmaktadır.

EĞİTİM – ÖĞRETİM DURUMU

Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu, 1.Kademede 74, 2.Kademede 36, Okul Öncesinde de 6 şube sayısı ve ortalama 4700 öğrenci mevcuduyla eğitim-öğretime devam etmektedir.

EĞİTİM - ÖĞRETİM VE ÖĞRETMEN ÜZERİNE ÖZLÜ SÖZLER



EĞİTİM - ÖĞRETİM VE ÖĞRETMEN ÜZERİNE ÖZLÜ SÖZLER

   Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.
(Atatürk)

***

  Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
(Atatürk)

***

   Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır. (Atatürk)

***

   Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bur millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.
(Atatürk)

***

   Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.
(Atatürk)

***

   Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
(Atatürk)

***

   Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.
(Hz. Ali)

***

   Yeryüzünde öğretmenlikten daha şerefli bir meslek tanımıyorum.
(Diyojen)

***

   Dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez. Çünkü, onun eseri her şeydir ve hem de hiçbir şeydir.
(Socrates)

***

   Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
(Atatürk)

***

   En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur.
(Atatürk)

***

   Bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatan da, köleliğe, yoksulluğa düşüren de eğitimdir.
(Atatürk)

***

   Yeter derecede eğitime sahip olmalısın ki, çevrende insanları gereğinden büyük görmeyesin; fakat bilgeliği sağlayacak kadar da eğitimin olmalı ki, onları küçük görmeyesin.
(M.L. BOREN)

***

   Heykeltıraş mermere ne ise; öğretmen de çocuğa odur.
(Addison)

***

   Öğretmen ve ağaç ürünlerinden belli olur.
(Ukrayna Atasözü)

***

   Öğrencilerine okuma isteği aşılamayan bir öğretmen havada soğuk demir dövüyor demektir.
(H. Mann)

***

   Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusudur.
(Atatürk)

***

   Öğretmenlik mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir.
(H.V. Dyke)

***

   Öğretmen nasılsa sınıf da öyledir.
(Alman Atasözü)

***

   Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.
(Atatürk)

***

   Dünyanın her yerinde öğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir.
(Atatürk)

***

   Ordularımızın kazandığı zafer, sizin eğitim ordularınızın kazandığı için yol açtı.Gerçek zaferi siz,öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur. Sarsılmaz bir inançla ben ve arkadaşlarım sizi gözeteceğiz... Sizin karşılaştığınız tüm engelleri kıracağız.
(Atatürk)

***

   Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki,toplumun gerçek bir ulus haline getirirler.
(Atatürk)

   

***

   Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir. (Atatürk)

 

 

 

 

Basinda Sinifimiz

 

Siz de sınıfınıza ücretsiz site yapmalısınız

Bir Başkadır e-Sınıfımız. 2006-2007 Eğitim öğretim yılına e-sınıfla başlayan 5L sınıfı öğretmenleri Nedim Taktak’la farkı yaşamaktadırlar.

Ücretsiz site yapan Öğretmen Nedim Taktak öğrenci merkezli eğitimi uygulayanlardan. 

http://www.blogcu.com/5L/ sitesini açtığınızda sizi aşağıdaki sözlerden oluşan bir tablo karşılıyor.

Hz.Mevlana'nın dediği gibi, ' Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır.'

Dostlar arasına hasret uçurumu girdiğinde, yıldızlarla vuslat köprüsü kurduk yürekten yüreğe. Gönlümüzün hasret günlüğüne unutmayı ve unutulmayı hiç yazmadık.

Bizimle aynı duyguları paylaşıyorsanız HOŞ GELDİNİZ !

Günün eğitimle ilgili sözü, 23 taneden oluşan arama motorları linki, site içi Messenger, piyasada bugün, tüm illerin hava durumu, uydudan Türkiye’yi izle imkanı, 7 dilde sözlük,Milliyet son dakika haberleri, İstiklal Marşı, Atatürk’ün hayatı,Gençliğe Hitabe,10.Yıl Söylevi, fotoğrafları, üniteler ve süreleri,haftalık ders programı,etkinlikler,kulüpler,izcilik,devam takip çizelgesi, duyurular,ödevler,sınav ve notlar,geziler,sınıf listesi,öğrenci fotoğrafları,

Hiç Kızmayan Öğretmen ve Aranızda Ders Çalışmayı Sevmeyen Var mı kitapları,rehberlik,öğrenci çalışmalarını sergileme ve daha fazlası var.

İsteyen velilerle haftada bir gün okulda görüşen öğretmen Nedim Taktak her ay düzenli veli toplantısı yapmakta.

Tüm öğretmenlerin bu gibi site yapmalarının mümkün olduğunu söyleyen Nedim Taktak isteyenlere gerekli teknik yardımı sağlayacağını belirtti. Her sabah derse başlamadan 10 dakika öğrencileriyle aynı kitabı okuyan sınıf ve öğretmenleri haftada 1 kitap bitirmekteler. Rehberlik saatinde de okunan kitabın kritiği yapılmakta. Hedefleri yıl sonuna kadar 30 kitap okumak olan bu sınıf Eyüp Sultan ve Sultanahmet Kitap Fuarlarına giderek kitaba verdikleri önemin değerini bir kez daha anlamışlar. Sınıfın 2/3 izcidir. İzci evinde de ilk yemek ve tanışmayla izci olmanın ayrıcalığını tatmışlar.

 

 

Sendeyolla Hürriyet Gazetesi İnternet haberidir.

Üniteler_Süreler

        FEN VE TEKNOLOJİ ÜNİTE VE SÜRELERİ

 

Sıra

      ÜNİTELER

 

BAŞLAMA-BİTİŞ

 İŞ GÜNÜ

DERS SAATİ

1

Vücudumuzun Bilmecesini Çözelim

18 EYLÜL-27 EKİM

27

22

2

Maddenin Değişimi ve Tanınması

30 EKİM-29 ARALIK

45

36

3

Kuvvet ve Hareket

04 OCAK-26 OCAK

16

14

4

Yaşamımızdaki Elektrik

12 ŞUBAT-02 MART

15

12

5

Dünya,Güneş ve Ay

05 MART-23 MART

15

12

6

Canlılar Dünyasını Gezelim,Tanıyalım

26 MART-11 MAYIS

34

26

7

Işık ve Ses

14 MAYIS-19 HAZİRAN

27

22

TOPLAM

 

179

134

         

 

 

 

        SOSYAL BİLGİLER ÜNİTE VE SÜRELERİ

 

Sıra

      ÜNİTELER

 

BAŞLAMA-BİTİŞ

 İŞ GÜNÜ

DERS SAATİ

1

Haklarımı Öğreniyorum

18 EYLÜL-13 EKİM

20

12

2

Adım Adım Türkiye

16 EKİM-24 KASIM

27

16

3

Bölgemizi Tanıyalım

27 KASIM-22 ARALIK

20

12

4

Ürettiklerimiz

25 ARALIK-26 OCAK

22

13

5

Gerçekleşen Düşler

12 ŞUBAT-09 MART

20

12

6

Toplum İçin Çalışanlar

12 MART-06 NİSAN

20

12

7

Bir Ülke,Bir Bayrak

09 NİSAN-18 MAYIS

27

22

8

Hepimizin Dünyası

21 MAYIS-19 HAZİRAN

22

12

TOPLAM

 

178

111

         

Atatürk

ATATÜRK'ÜN HAYATI

Büyütmek için imaja tıklayın
Mustafa Kemâl Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu.

 

Babası bir gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.



 

EĞİTİMİ


Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Ancak Mustafa Kemâl babasını çok küçük yaşlarda kaybetti (1888). Bu nedenle okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Mustafa ve annesi dayıları ile birlikte yaşamak üzere taşraya Rapla Çiftliği'ne gittiler. Onu annesi büyüttü. Mustafa çiftlikte çalışmaya başlamış, ancak annesi okula gitmemesi nedeniyle endişelenmeye başlamıştı. Sonunda, annesinin Selânik'teki kız kardeşi ile birlikte yaşamalarına karar verildi. Böylece Mustafa Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okuldaki Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemâl" i ilave etti. Askeri Rüştiyeyi 1895 yılında bitirdikten sonra, Mustafa Kemâl Manastırdaki Askeri İdadiye girdi. 1899 yılında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, 3 Mart 1899'da İstanbul'da Harbiye'nin hazırık sınıfına kaydoldu. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı.

ASKERİ GÖREVLERİ


1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. Arkadaşları ile Şam'da "Vatan ve Hürriyet" adında bir dernek kurdu. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemâl kendi isteğiyle bir grup arkadaşıyla birlikte Trablus'a gitti; Tobruk ve Derne savunmalarında görev aldı. Mustafa Kemâl henüz Libya'da iken Balkan Savaşı başladı. Mustafa Kemâl Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. Balkan Savaşında (1912-1914) başarılı bir kumandan olarak hizmet verdi. Balkan Savaşı sonunda, Mustafa Kemâl Sofya'ya askeri ataşe olarak atanmıştır. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başlamış ve Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemâl 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemâl'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemâl, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Kumandanlığına getirildi. Birinci Dünya Savaşı esnasında, Anafartalar'daki Türk kuvvetlerine kritik bir zamanda kumanda etti. Bu sırada Çanakkale Boğazı'na çıkarma yapılmış ve Mustafa Kemâl bu durumu kişisel gayretiyle kurtarmıştır. Savaş esnasında, Mustafa Kemâl'in kalbinin üzerine bir şarapnel parçası isabet etmiş, ancak göğüs cebinde bulunan saati onun hayatını kurtarmıştır. Mustafa Kemâl Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilâf Devletlerine "Çanakkale geçilmez!" dedirtti.

Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemâl 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilâf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemâl'in askerlerine verdiği "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemâl Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Daha sonra Kafkaslarda ve Suriye'de hizmet etti. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Veliaht Vahdettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunmalar yaptı.

Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Suriye'de bulunan Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a dönüp Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilâf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgâle başlamaları üzerine Mustafa Kemâl 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını" ilân edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz -7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemâl seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabûl edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgâli sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâyi Milliye ile ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemâl yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:
Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

GAZİ ÜNVANININ VERİLMESİ


Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemâl'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu.

ATATÜRK SOYADININ VERİLMESİ


Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemâl'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet Başkanlığı ve Başbakanlık yetkileriyle donatılmıştı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilân edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927, 1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ


Atatürk ülke içerisinde sık sık seyahat etmiştir. Gemlik ve Bursa gezileri esnasında soğuk almıştı. Tedavi olmak ve dinlenmek üzere İstanbul'a geri döndü. Ama, ne yazık ki çok ciddi bir şekilde hastalanmıştı. 10 Kasım 1938 tarihinde saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu, ama insanlarının gözünde ölümsüzlük kazandı, insanlarının kalplerinde yerini aldı. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedî istirahatgâhına defnedildi.


 
 

 

GENÇLİĞE HİTABE


Ey Türk Gençligi!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kiymetli hazinendir. Istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahlarin olacaktir. Bir gün, Istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacagin vaziyetin imkân ve serâitini düsünmeyeceksin! Bu imkân ve serâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali görülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin, bütün kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün ordulari dagitilmis ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu serâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri sahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düsmüs olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdi! Iste, bu ahval ve serâit içinde dahi, vazifen; Türk Istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtaç oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

ONUNCU YIL NUTKU

  

Türk Ulusu ! Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın 15'inci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.

Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk Ulusunun bir bireyi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve coşkunluğu içindeyim.

Yurttaşlarım !

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki başarıyı, Türk Ulusunun ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı hiçbir zaman yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunluluğunda ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Ulusumuzu en geniş refah araç ve kaynaklarına sahip kılacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bize zaman ölçüsü geçmiş yüzyılların gevşetici görüşüne göre değil, çağımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmektedir. Geçen zamana oranla, daha çok çalışacağız. Bunda da başarılı olacağımıza kuşkum yoktur. Çünkü Türk ulusunun karakteri yüksektir. Türk ulusu çalışkandır. Türk Ulusu zekidir. Çünkü Türk Ulusu, ulusal birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Çünkü Türk Ulusunun yürütmekte olduğu yükselme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet bilimdir.

Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk Ulusunun tarihsel bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik duygusuna ara vermeden ve her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Türk ulusuna çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda, kendine düşen uygarca vazifeyi yapmakta başarılı kılacaktır.

Büyük Türk Ulusu !

Onbeş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde başarı vaadeden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki, bu sözlerimin, hiçbirinde, ulusumun, hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, ulusal ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk Ulusunun büyük ulus olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Hiçbir an kuşkum yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygar niteliği ve büyük uygar yeteneği, bundan sonra ki gelişmesi ile, geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk Ulusu !

Sonsuzluğa akıp giden her on yılda, bu büyük ulus, bayramını daha büyük onurla, mutluluklarla, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene !

Ankara, 29 Ekim 1933
 

 



 

 


 

Etkinliklerimiz

Ekim  2006 
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13EYÜP SULTAN VE SULTANAHMET KİTAP FUARI 14 DİŞ HEKİMİ ÜCRETSİZ MUAYENE
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28CUMHURİYET BAYRAMI İZCİ YÜRÜYÜŞÜ PROVASI VE İZCİ ANDI
29CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ VE İZCİ ANDI 30 31 1 2 3 4

 

 

 

Kasım 2006 
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi
29 30 31 1 2 3 4TÜYAP KİTAP FUARI
5 6 7 8 9 1010 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA 11
12 13 "ALTIN ÖDÜLLÜ KİTAP OKUMA YARIŞMAMIZ" BAŞLADI 14 15 16

17 SUNUM DOSYALARI,ETKİNLİK

ÇALIŞMALARI VE DENEY DEFTERLERİ

KONTROLÜ

18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2

 

ARALIK 2006 
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi

 

/31

1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14

15 

16
17 18 19 20 21

22

2.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ

KİTAP OKUMA YARIŞMASI BİTİMİ

23
24

25

26

2.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ

KİTAP OKUMA YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ

27 28 29 30